15 Kasım 2013 Cuma

15.11.2013

 Çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook zor zaman aralığı geçirdim.Saçma sapan bir sürü şey yaşadım.Tanıdığım insanları tekrar tanıdım.Gözlerinde ne kadar değerli olduğuma dair bir sürü bilgi edindim.Hepsi o kadar aşağılayıcı,üzücü,sinir bozucu ve yorucuydu ki bugün son raddesine ulaştı.
 Artık bir şeyleri değiştirmenin zamanı olduğunun farkına vardım.Etrafımda kalan insanlara ayrı bir samimiyet duymaya başladım.Bu da içimi ısıtıyor doğrusu.O gri,karanlık,saçma,karmakarışık bir yerden huzur dolu bir şeylere geçtim.İçim epeydir bu kadar sakin olmamıştı,bu kadar dingin hissetmemiştim.Bir şeylerin henüz sonunun gelmediğini biliyorum ama bu olayların artık bana zarar vermesine izin vermeyeceğimi de biliyorum.Umarım bu sefer kararlarıma saygılı olurum ve kendime zarar vermem.Sağlıcakla kalın.
 Ehee

10 Kasım 2013 Pazar

09.11.2013

Yeter ya gerçekten yeter.Düşünebiliyorum,görebiliyorum.Her görüşe saygım var,sonsuzda.Ama ben yarın saat 9'u 5 geçe siren sesi duymak istemiyorum.Törenlere katılım zorunluluğu istemiyorum.Atatürk olmasaydı baban kim olurdulu cümleler istemiyorum.Değişti düşüncem çünkü kafamın içinde kullanılmaya arz edilmiş bir beyin var.Ve insanların en iyi koşullarda yaşamasını isteyen bir ideaya sahibim.
 Sevgili arkadaşlar,canım insanlar ben kasti olarak katliam emirlerine onay veren zatları sevemem.Ölümlerini doğumlarını anamam.Buna hangi insanın içi el veriyor buna da şaşarım.İnsan ulan! İnsan nefes alması beklenen varlık.Irkları seçimleri yüzünden ölemez.
 Ve siz dar görüşlü hiçbir zaman da bir yere gelemeyecek olan beyinlerde size dikte edilen bu kalıp düşüncelere itaat edersiniz.Araştırın sevgili arkadaşlar,instagrama fotoğraf yükleyeceğinize bir iki bilginiz olsun kendi düşüncenizi savunacak.Belki çok etkili bir cümle kurarsınız da bende ikna olurum görüşünüze.Ama bana bu lay lay lom fikirlerle gelmeyin.
 Şuna bi inanın önce doğru olan düşünce elbet yerini bulur,elbet gerçeği bulur.Biri yapmaz öbürü yapar.Biri düşünmezse öbürü düşünür.Ama siz daha görüşlerinizi yan masa duymasın diye sessiz belirtiyorsanız,hala annenizden babanızdan duyduğunuz,lisede ilkokulda öğretmenlerinizin öğrettiği zırvalara taama ediyorsanız orada bir durunda kendinizi dinleyin.Bu kadar basit misiniz? Bu kadar mı akıllı değilsiniz? Siz yapamaz mıydınız?
 Ben ne teröristim,ne de tanımladığınız gibi yobaz.Benim düşüncelerim var.Her gün gelişebilir.Ama inandığım bir şey varsa o da insan önemlidir.En kötüsü bile.
 Ki bunu gezi eylemleriyle birleştiren arkadaşlar,siz sıcak yataklarınızda yatarken sokaklardaydım da evde olduğum zamanlarda günlerce uyuyamadım da.Ağlamaktan,düşünmekten kahrolduğum çok zaman geçirdim.Sizin sandığınızın aksine.
 O yüzden "ön yargılarınıza" bir son verin ve saygı duyarak başlayın derim.

4 Kasım 2013 Pazartesi

03.11.2013

Vakti zamanında şöyle yazmışım ey ahali;
  Bunları yazmak birer ayine bedelse
Ve aşksız olmuyorsa
Bir yerlerde hala ışık var demektir
Bunu diyen dilara'ya benden sevgiler,saygılar.Allahsız karı bir yıl geçti hala püfür püfür boş hissediyorum.Çok isyan ettim bugün ama yalnızlığa değil eksik olan sevme duygusuna.Sahi sahi ben bir yılı geçkin bir süredir kimseyi sevmiyorum,sevemiyorum.Seviyormuş gibi yapıyor kalbim arada sonra vazgeçip ağzıma sıçıyor.Ahanda şimdi bir alıntı daha;
 Neresinde yanıldık biz bu yaşamın
Hangi el bozdu büyüyü,hangi yazı
Ah Ahmet Erhan! Ne güzel dedin yine.Düşünüyorum gerçekten neresinde yanıldım diye fakat cevap tek boynuzlu atların yaşadığı o yerlerde kalmış.Bütün mutlu hissetme duygumun amına konulmuş sonra da böyle bırakılmışım resmen.Kendimden rahatsızım yine,son safhada,son raddede.
 Ya mutlu olma hakkımı kim alıyor? Kim çalıyor? Napıyonuz amına koyim? Çok üzüldüm yine.Ama farkına vardığım şey daha da acı verici sanırım.Sürekli arkadaşlarımla bahsettiğimiz bir konu var.Bizim kaskafamıza göre mutlu olma hakkımızı yanlış insanlarda kullanmışız bundan sonrası da faso fiso.Bu yüzden kimseyi almıyor olabilirim hayatıma.Ama kalbin çarpmadık sonra ne boka yarıcak? Kim kimi kandırıyor ki.Gerçekten sevmedikten sonra karşıdakini bile kandırmazsın.Kandırdığın sadece sen olursun.Bütün yaraları alan sen ve acıyı çeken de sen.Bunun ağırlığı her şeyden beter.Kaçıyorum ve kaçmaya devam ediyorum.
 Umuda dair bir şey var mı? Tabii ki var amına koyim.Umudu olmayan varlıklar öbür tarafın yolunu tutuyor zaten.-Umut kavramını genellemeye aldım-
 Diyeceksiniz ki sorunun mu kalmadı da bunlarla uğraşıyorsun amına koduğumun manyağı ve bende diyeceğim ki canımın piçi;
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.
Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma!
 Ayrımlar ayrımları doğurur.
Aşkın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk.
Ya tam ortasındasındır merkezinde, ya da dışındasındır hasretinde.
 Elif şafağında okuduğum tek kitabında alıntı yapmış bulunmaktayım ama umarım doğru biliyorumdur şems-i tebrizi'nin 40 kuralının sonuncusudur bu ve her ne haltsa çok doğrudur.
 Artık defolup gitme vaktim geldiğine göre size güzel bir şarkıyla kapanış yapıyorum.Buyrunuz;

3 Kasım 2013 Pazar

Bir daha aşık olamayacaksam öleyim allam ben ya valla çok sıkıcı böyle ödevler,arkadaşlar,ayakkabılar,şiir alıntıları falan.

2 Kasım 2013 Cumartesi

02.11.2013

"Senin hiç sözcüğün ağrıdı mı,"

Benim değil sözcüğüm her harfim ağrımıştı sevgili Birhan Keskin.Bir şeylere giriş yapmak için alıntılar her zaman güzeldir ki bu harika kelimesine bile hüzün verecek bir alıntıdır.En azından benim için öyle.
Günlük yazacak pek vaktim olmuyor bu sıra.Bir sürü işimde var,bir sürü sorunum da.Bilmediğim bir hayat yaşıyorum yine.Farkına vardığım bir süre içine girdim.Zor geçiyor her şey.
Büyüyorsun,büyüyorsun,büyüyorsun,HER ŞEYİ BÜYÜTÜYORSUN.
Kendimi tanımaktan kaçmaya kadar devam eden tuhaf bir süreç içindeyim.Yapmak istediğim çok şey ve yapmamak istediğim daha da çok şey var.Bu yüzden büyük bir kargaşada kendime oturacak bir yer arıyorum.
Güzel değil hiçbir şey.Biraz ağır,biraz hafif.Ortası namevcut.Sorguluyorum yine.Sorgulamak çok ağır bir şey.Tahmin ettiğinizden fena.Yaşadığınızdan daha kötü.Ciğerlerim çok ağrıyor.Çok sigara içiyorum.Az konuşup çok düşünüyorum.Çok ödev var,çok kitap var.Zaman yok,huzur da ona keza.
Bugünlerde biri çıkıp hadi bırak her şeyi sonsuza kadar şehirden uzak kalacağız dese bir saniyemi düşünmek için geçirmem onay veririm.Ve bu konuda hiçbir şeyi düşünmeyecek mazeretler sunmayacak kadar ciddiyim.
Artık insanlar bana çok sığ,çok yavan ve çok bayağı.Kendi derinliğimin altında eziliyorum.Kendimi sevmiyorum,kendimi tanıyorum.Egom her insan kadar var.Ama kesin bir kanıda bulanacağım.Etrafımdaki hiç kimse gerçek hayatlar yaşamıyor ve düşünmek nedir bilmiyor.Bunun sığlığı beni kevgire çeviriyor.Büyüyorum ve olayları büyütüyorum.Belki kendimde değiştiremeyeceğim şeylerden dolayı,belki de lüzumundan fazla gevşekliğe katlanamadığımdan dolayı.Daha sofistike,daha incelikli,daha derin düşünceler kendimi bana tanıtıyor.
Ve gerçekten artık olmadığım kişi olmaktan,dinliyormuş gibi davranmaktan haddinden fazla sıkıldım.
Yarın gidip ot dergisini almalıyım,renk ödevlerini bitirmeliyim ve benzeri türevler.Ve artık buna benzer şeylerin içinde olduğunca az bulunmalıyım.