17 Şubat 2013 Pazar

17.02.2013

18 yaşındayım.11 gün sonra 19 olucam.Büyüyorum.Yaşıtlarıma kıyasla milyon kat daha bilinçliyim.Bunun kesinlikle farkındayım.Büyüdükçe sakinleşiyor ve aksi durumlarda,tartışmalarda orta yolu bulmaya gidiyorum.Bağırmak nedir unutuyorum bazen.Hayatıma çeki düzen veriyorum.Geleceğime konsantre oluyorum.Oturup kalkışım,söylediklerim,sosyal hayatım bile benimle beraber olgunlaşıyor.Önceliklerimi değiştiriyorum.Etrafımdaki insanlarla en zararsız biçimde yaşamaya konsantre oluyorum.
 Yetmiyor bunlar.Canım anneme yetmiyor.
 Aramızdaki yaş farkını göze alırsak,yaşadığımız hayatların farklılığını,düşüncelerimizin,isteklerimizin çarpışmasını düşünürsek dünyanın en uyumsuz ilişkisini yaşıyoruz.
 Hayatım boyunca yalan söylemeyi sevmedim.Sevemedim.Her zaman karşımdakine her şeyi en doğru şekilde nakletmeye çalıştım.İletişim kurabilmek için gerektiği zaman kendimi değiştirdim.
 Ama annemle sakinleştiriciler olmadan konuşamıyorum.Nasıl bi inanca sahipse bana doğuştan güvensiz.Bugüne kadar neredeyse hiç yalan söylemedim ona.Uzun zamandır da konuşmuyorduk.Doğum gününde devam etmez bu böyle deyip ona sürpriz hazırlayınca gerçek anlamda yüz buldu benden.
 Ona çok kızıyorum.Beni bugüne kadar neredeyse hiç sevmedi.Yaşadığım hayatla ilgili tek bir soru bile sormadı.Ona keza babamda öyle.Senelerdir odamdayım.Akşam yemeklerini bile onlarla beraber yemiyorum.Kendimi soyutlamak istemezdim tabi ki.Ben rahatsız bi insan değilim elbette.Aile belki de benim için her şey olabilirdi.Ama bugüne kadar beni gerçekten ne ağlattıysa her şey ailem yüzündendi.
 Daha farklı bir şey istemiyorum artık.Kurtulmak istiyorum.Biliyorum,farklı bir hayatta da hatırlamıyor beni.Umrumda değil.Sadece onlarla aynı evde soluk alıp verirken kendimi aşağılanmış hissetmek istemiyorum.Aidiyet duygusu neymiş öğrenmek istiyorum.Hayatım boyunca hiç kimseden işitmediğim hakaretleri beni dünyaya getiren insanlar duymak istemiyorum.

2 yorum:

Iron and Wine dinleyin bence